HUKUK VE DEMOKRASİ ADINA ÖNEMLİ BİR ADIM
26.06.2009 Tarihinde 5918 Sayılı Türk Ceza Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmüş ve yasalaşması yönünde Meclisten geçmiştir.
Yapılan bu kanun ile ;
AB mevzuatı ile uyum sağlanmasının , gelişmiş ülkelerin hukuk sistemlerinde gibi ASKERİ YARGI alanın askeri suçlarla sınırlı tutulmasını , gerçek anlamda HUKUK DEVLETİ olma yönünde ciddi bir adım atılması ve de yargıda ki çift başlılığı önlemek adına yapılan bir düzenleme olup , bu düzenlemeye karşı yapılan eleştirilerin haksız , mesnetsiz ve maksatlı olduğu kanaatindeyiz.
TBMM tarafından yapılan bu düzenlemenin AB Raporları , Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi Raporları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları göz önüne alındığında bu güne kadar yapılmamış olması eleştirilmelidir. Geçte olsa böyle bir adımın takdir edilmesi gerekir.
Avrupa Birliğine uyum sürecinde gerçekleştirilen istişari ziyaret neticesinde hazırlanan raporda , “ Anayasanın askeri mahkemelerin sadece askeri personel üzerinde yargı yetkisine sahip olacağı ve sivillerin bu mahkemelerin yargı yetkisine hiçbir halde tabi olmayacağını garanti edecek şekilde değiştirmesi tavsiye edilir. Ordu Mensuplarının görevleri ile ilgili olsun veya olmasın , sivillere karşı suç işlemeleri halinde olağan savcılar tarafından soruşturulmalarını ve normal mahkemeler tarafından yargılanmalarını sağlayacak gerekli kanuni değişikliklerin yapılması tavsiye edilir .” denilerek Aslında yapılan düzenlemenin gerekliliğini de gerekçesi de ortaya koyulmuştur.
Bu düzenlemeye karşı çıkanların gerçek anlamda Avrupa Birliği normları seviyesine ulaşmak veya gelişmiş ülkelerin demokrasi ve hukuk standardını yakalamak gibi bir düşünceleri olmadığı ortaya çıkmaktadır.
Avrupa Birliği üyesi ülkeler ve gelişmiş demokrasiye sahip ülkelerin hiçbirinde ASKERİ YARGITAY’ın bulunmadığı Askeri Mahkemelerin varolduğu ülkelerde ise sadece askeri suçlardan dolayı asker kişilerin yargılandığı SİVİL BİR KİŞİNİN HİÇBİR HAL VE ŞARTTA SİVİL YARGININ DIŞINDA YARGILANMADIĞI, bir gerçektir.
TBMM de geçen hafta içerisinde yapılan bu olumlu düzenlemeye körü körüne karşı çıkanların yaklaşımı iyi niyet ve de evrensel hukukun gerçekleriyle bağdaşmamakta, bu yaklaşım ya hukuk bilmezlik yada başkaca bir amaç taşımaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarında da Türkiye,Askeri Mahkemelerin yargılama sistemleri nedeniyle adil yargılanma hakkını ihlal ettiği gerekçesi ile mahkum edilmiştir.
Kararlarda ‘Sivillerin barış zamanında Askeri Mahkemelerde yargılandığı tek ülkenin Türkiye olduğu, askeri hakimlerin bir takım güvencelere sahip olsalar da orduya bağlı üstlerinden emir alan kişiler olduğu,sivil olan bir kişinin askeri hiyerarşi içerisinde bulunmaması,taraf olarak nitelendirilebilecek askeri hakimlerin huzuruna çıkmaktan endişe duymasının olağanlığı ve sair gerekçelerle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkını düzenleyen, 6. maddesine aykırı bularak ülkemizi mahkum etmiştir.Yine bu kararlarda ‘Demokratik ülkelerin anayasal düzenlerinde ordunun görevi ulusal güvenlik ile sınırlı olmalıdır.Yargı gücü ise sivil makamlara ait olmalıdır.’ denilmektedir.
Bütün bu Avrupa Birliği kriterleri, istişari ziyaret raporları, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Raporları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları dikkate alındığında,TBMM’nin yaptığı yasal değişikliğinin Anayasa ve Uluslararası Hukuka uygun olduğu,demokrasi ve hukukun üstünlüğü adına yapılması zorunlu olduğu görülmektedir.
Yasal düzenlemeye karşı çıkanlar,gerçek demokrasi ve hukuku istemeyen, temelde Avrupa Birliğine karşı çıkan, ülkemizin muasır medeniyetler seviyesine ulaşmasını istemeyenler olduğu kanaatindeyiz.Temennimiz ülkemizin bu sıkıntılı durumdan da kendisine yakışır şekilde demokrasiyi ve hukuku güçlendirerek çıkmasıdır.
KAMU OYUNA SAYGI İLE DUYURULUR. 03.07.2009
ANADOLU HUKUK DERNEĞİ

